İzleyiciler

13 Ekim 2014 Pazartesi

sağlık olsun

Mavi çaydanlık sezonumuz açılmıştır. Mevsim geçişleri hastamsı bişey yapıyor insanı. Boğazda bi yanma, gözlerde bi sulanma, biraz bitkinlik var ama gip değil, nezle değil. Havalardanmış işte.  Bitki çaylarını depoladık. Kavanozlarını süsledik sıcacık soba başı keyfi yapacağız inşallah.


Kavanozların üstünü ve kasayı Chalk paint diye adlandırılan kara tahta boyasıyla boyadım. Hazır değil ev yapımı :) buralarda öyle yaşı marketimiz falan yok, bi nalburumuz var artık allah ne verdiyse. Tarifi turuncu odadan almıştım. 200 ml lik siyah mat boyanın içine iki iki buçuk yemek kaşığı kadar derz dolgusu (hani şu fayans aralarını doldurmak için sürülen bişey var ya onun toz hali işte.  Boya falan satan yerlerde söyleyince hemen veriyorlar.) karıştırdım ve sürdüm istediğim yere. Bir mantar pano, üç beş saksı, kavanoz kapakları derken kendimi zor aldım. Çok eğlenceli bir malzeme. 



Bir de bu minnoş turunçlar bekleyip duruyorlardı. Kestim incecik ve ipe dizip kurutmaya bıraktım. Kapı süsü gibi oldular ve oda mis gibi koktu :) sonra hop kavanoza diğer arkadaşlarının yanına.


 Sağlık sıhhat dolu mutlu günler versin allahımm. Mutlu haftalar! 

7 Ekim 2014 Salı

Merhaba sevgili arkadaşlar,
Blog açmaktaki amacım başta yaptığım el işlerini, yemeklerini paylaşmak hatta belki 'aa ne güzel yapmışsın'ları duymak ve mutlu olmaktı. Ama şu anda blog dünyasının bambaşka bir yönünü gördüm.  Tanımadığım insanların sevincine ortak olmayı, üzüntülerini paylaşmayı öğrendim. Burayı ve siz arkadaşlarımı gerçekten çok seviyorum.  O yüzden özel bir durumumu paylaşıyorum sizinle.

Minik oğlumuzun küçük bir böbrek problemiyle karşılaştığını öğrendik arefe günü. Halbuki cinsiyetini öğrenmeye gitmiştik.. doktor bilmem kaç milim kist var diyince aklımız başımızdan uçtu gitti. . Ne cinsiyet kaldı ne bişey.. başka bir doktora gittik koşa koşa. Oda, minik böreklerinde minik bir genişleme olduğunu söyledi. Arada erkek olduğunu da öğrendik. Doktor bildiğimizi zannediyordu sanırım. Kayıtlara geçirirken söyleyiverdi.. neye niyet neye kısmet. . Allah kimseye yaşatmasın..

 Hiç bilmediğimiz bir konu olduğu için çok korktuk. Allaha Şükür dermansız bir dert değil.  Eve gelip az çok araştırınca anladık. Çünkü doktor böyle böyle diyip bıraktı.. biz soru sorup anlamaya çalıştıkça dışarda hastam var diyip bizi kibarca!  uyardı.. insan böyle durumlarda tutunacak bir dal, az biraz teselli cümlesi duymak istiyor. İnsanlar keşke mesleklerinin yanında biraz da insan psikolojisinden anlasa diyorsunuz..

Cehalet mutluluk getirir diye bi söz vardı. Anladım. Gerçekten de öyle. . Böyle bir durumla karşılaşmadan önce hep yatağı şöyle olsun,  böyle kıyafetler alırım, şöyle tombik olacak,  böyle sevimli doğacak diyordum.. hala bunları düşünüyorum elbette,  suç değil düşünmek, ama aklımın bir köşesinde her zaman küçük pürüzler var artık. . Olmamasını umduğum küçük problemler, acabalar var hep.. bu durumdan önce nasıl oldu da bu ihtimaller gelmedi aklıma diye düşünüp dehşete kapılıyorum.. mutsuz muyum? Elbette hayır! Allahıma bin şükür,  hala içimde kıpır kıpır ama dedim ya hep bi korkuyla beraber artık..

Velhasıl arkadaşlarım, sizden dua istiyorum,  güzel dileklerinizi birde. Burası benim içimi döktüğüm günlüğüm oldu biraz ama insan yalnızken daha kötü oluyor. Ve biliyorum ki burada yalnız değilim..

30 Eylül 2014 Salı

acil, uydurmasyon, kurabiyeli, muzlu tatlı



Bu yazının her şeyi uydurmasyon, başlık, fotoğraf ve yaptığım tatlı :) ama bazen insan hayatı akışına bırakıvermeli değil mi?  Düşün düşün nereye kadar..
Canım çayın yanında tatlı birşeyler istedi. Beş dakikada yaptım. Elinizde:
*Hazır acı badem kurabiye
*bir muz
*onbeş yirmi adet fındık
*süt
*un şeker yağ
varsa hemen sizde yapabilirsiniz.  Kaşığın ucunda azıcık tereyağıyla bir fincan unu kavurup istediğiniz ölçüde şekeri ekledikten sonra iki çay bardağı sütle beraber basit bir muhallebi yapıyoruz. İçine bir büyük muzu ekleyip karıştırıyoruz. Bu arada hazır acı badem kurabiyeyi az sütle ıslatıp iri parçalara ayırıyoruz. Servis kasesine bir kaşık muhallebi üstüne kırdığımız kurabiyeler üstüne tekrar muhallebi ve en üste fındık parçaları, süslemek için muz dilimleri.  Hop buzdolabına. On dakika sonra yemeye hazır.


Her şey bu tatlı gibi tatlı, kolay, pratik,  yumuşacık olsun.  Hayatımız hep lezzetli olsun. Gideyim de tatlımı yiyeyim.. hadi afiyet olsun :)

29 Eylül 2014 Pazartesi

büyük! evimin küçük kileri




Gerrrgeniş mutfağımın! bir köşesini minik bir düzenlemeyle kiler haline getirdim. Konserveler, reçeller, turşular, sebze kuruları, kıtır ekmekler. . Yani kısaca ağır kış koşullarına! hazırladığımız nevaleler bi düzene girdi.

 Hepsini bir sebze kasasında topladım. Bitmeyecek benim bu sebze kasası sevdam :) son bir tane daha kaldı. Hatta bitti aslında ama fotoğraflamak için bi adımım kaldı. Büyük bir adım, bakalım onu başlayıp bitirebilirsem hemen paylaşacağım sizinle.




Anlatacak çok bir şey yok aslında. Fotoğraflarda görünüyor. Neyse malumunuz kasayı zımparalayıp bir kat beyaz yağlı boya geçtikten sonra kavanozları yerleştirdim. Kapaklar bir örnek olsun diye önce defter kabından birer daire kestim. Onun üstüne de etiket yapıştırıp yazılarını yazdım. Etiketler için google görsellere 'vintage label' yazarsanız binbir çeşidini bulursunuz. Pinterestte de bir sürü seçenek var ama geneli indirmek için ücret talep ediyor. Renkli yazıcınız varsa yada yakınlarda bir kırtasiye, renkli ve desenli bir sürü etiket elde edebilirsiniz.

Büyük plastik bidonlar için ve ev yapımı galeta unu için ise kumaş parçaları kullandım.



İşte böyleee sevgili dostlar.  Hafta sonunu bununla değerlendirdim. İmkansızlıklardan imkan yaratmaya devam ediyoruz. Herkese bol imkanlı günler :)

26 Eylül 2014 Cuma

ton balıklı ekmekçikler




Bu aralar hiç bloğuma bakamıyorum. Okul başladı başlayalı doğru düzgün bir iş yapamıyorum.  Blog da iyice yemek bloğu gibi oldu ama bu gerçekten çok lezzetli.  Deneyin derim. Özellikle hamileler bol bol balık yemeli. 
Hemen tarifi verelim. 
400 gram tonbalığı, isteğe bağlı olarak biraz mayonez, marul, maydanoz,  siyah zeytin, biraz ceviz ve limonu karıştırıyoruz. Ekmek dilimlerine sürüyoruz.  Üstüne halka halka doğranmış ve biraz tavada pişirilmiş soğanları koyuyoruz. Ve afiyetle yiyoruz. 

Mutlu hafta sonları dostlar :)

16 Eylül 2014 Salı

ev yapımı ketçap





Bloglarda bir domates çılgınlığıdır gidiyor.  Kilo kilo domatesler alımıp kış hazırlığı yapılıyor.  Ne güzel taze taze yiyeceğiz kışın inşallah. Meronimo geri kalır mı hiç? Aldım pazardan üç beş kilo bende bir kısmını kaynattım, bir de denemelik olarak refika'nın mutfağı sitesinde gördüğüm ev yapımı ketçabı yaptım. Orjinal tarif için linke tıklayabilirsiniz. Ben kendi yorumumu kattım biraz. Örneğin kişniş tohumu yoktu bende onu koymadım. Tarifi vereyim o zaman. .

İki orta boy soğanı robottan geçirip az zeytinyağında kavurdum. Büyük boy yedi sekiz domatesi de robottan geçirip kavrulan soğanın içine döktüm. Onbeş dakika kaynadıktan sonra içine iki diş ezilmiş sarımsak, silme bir yemek kaşığı sumak, tuz ve karabiberi az biraz zeytinyağıyla domatese ekledim. Bir kırmızı közlenmiş kapya biberi küçük küçük doğradım onu da ekledim. Biraz daha kaynattım. Son olarak beş çorba kaşığı şeker, bir çay bardağından az eksik elma sirkesi (evde o vardı ) ekledim. Yirmi dakika sonra tadına baktım, az biraz tuz, kimyon (çay kaşığının ucuyla) ve kekik ekledim.  En sonunda blendırdan geçirip sıvılaştırdım ve kavanoza doldurdum :) biraz şekerli bir tadı var. İstemeyen daha az şeker koyabilir.




Ben beğendim. Umarım siz de yapar ve beğenirsiniz. Şimdiden afiyet olsun :)

13 Eylül 2014 Cumartesi

minik sevimli yeşil kasacık-DIY ve limonlu sütlaç

Merhaba arkadaşlar, mutlu bir hafta sonumuz olur umarım.




Ev yerleştirme işleri hala küçük küçük sürüyor. Bazen eski evden kalan alışkanlıkla yanlış dolaba yöneldiğim oluyor ama alıştık işte eninde sonunda.. bu arada evi ev yapan minik ayrıntılarla ilgileniyorum. Çiçekti, kuştu, kafesti derken benim şu meşhur sebze kasalarıma bir yenisi daha eklendi. Başlıkta da verdiğim gibi küçücük sevimli bir kasacık. İçine şimdilik limon ve yazın yazlıkta yemyeşilken topladığım ama ancak şimdi bakmaya fırsat bulduğumda ' aaaaa turuncu olmuşlaaaar' diye ünlediğim minik turunçları koydum. İlerleyen zamanlarda ceviz, fındık, yumurta falan koyarım.



Birde limonlu sütlaç tarifi vereyim. Anneannemin yaptığı gibi olmadı tabi ama yine de lezzetli oldu.  Köy sütününde etkisi var tabi :)

 İki buçuk su bardağı süt
Bir su bardağı su
Bir buçuk çay bardağı haşlanmış pirinç
Bir su bardağı şeker
Hepsini karıştırıp kaynatıyoruz bi on beş dakika.
Sonra bir yemek kaşığı nişastayı suyla hafif açıp kaynayan süte karıştırıyoruz. Yarım limonun en dış kabuğunu rendeleyip, sütlaca katıyoruz. Beyaz kısımları almamaya dikkat edelim yoksa acı bir tat olur.
Koyulaştıktan sonra servis kaplarına pay edip soğuduktan sonra buzdolabına kaldırıp donmasını bekliyoruz.
Tarçınla güzel oluyor tavsiye ederim

Afiyet olsun :)

9 Eylül 2014 Salı

sonbaharda Akdeniz salata



Ev taşıma telaşındayım. Artık o minnacık, kibrit kutusu evimden taşındım. Küçük müçük ama ilk evimizdi, ayrılması çok zor oldu. 
Şimdiki evimiz normal boyutlarda, normal bir ev :) inşallah mutlu oluruz burada da.

Taşınmak çok zormuş yahu. Boya badana,  temizlik,  eşya derken öldük bittik.  Ben haliyle hiç bir şey kaldırıp indiremiyorum. Cam silmek bile mesele oldu. Ama arkadaşlar sağolsun, her işe koştular. Artık yeni ev dekorasyonu yaparsam paylaşırım sizinle.

Bu arada ben hiç kendime ve bebeğe bakamadım :( yediğim içtiğim karambole gitti. Bunu telafi etmek için bugün kendime bir Akdeniz salata yaptım. Çok da leziz oldu. Bu ara salata malzemesi fiyatları almış başını gitmiş ama imkanlar elverdiğince bol bol yapıp yemek lazım. Hem salata dediğin nedir ki,  at içine istediğini al sana salata.

Hamileler için tavsiye ederim bunu, bir hamlede sağlık bombası bişey almış oluyor bebiş :)

Marul, domates,  salatalık, peynir,  zeytin,  ceviz,  badem,  biraz limon, tabiki zeytin yağı hop karıştır. Oldu bittiiii. 

Afiyet olsun.  

3 Eylül 2014 Çarşamba

evlatlık ördek yavruları




Bakkala giderken bu acayip grupla karşılaştım. Bi tavuğun arkasına takılmış ördek yavruları. Tavuğu anneleri sanıyorlar. Onu taklit ediyorlar. Eşelediği yere koşup yem arıyorlar, koşunca koşuyorlar falan.  Çok sevimli ve şaşkınlar. Nasıl aile olduklarını sordum. Tavuk kendi yumurtalarının üstünde bir kaç gün yatıyormuş. Daha sonra çaktırmadan ördek yumurtalarını diğerlerinin yerine koyuyorlarmış. Zavallı tavukçuk da ördekler de birbirini aile zanbediyorlarmış. Daha yakından fotoğraflamak istedim ama kaçtılar hemen.

1 Eylül 2014 Pazartesi

Kürkçü dükkanı

Döndük dolaştık geldik yine kasabamıza. Bütün yaz dört bin kilometre yol gittik, ailelerimizle görüştük mutlu olduk.  Doldurduk kışlık nevalelerimizi, kuru dolmalarımızı, salçamızı, kuru nanemizi, efenime söyleyim köy ekmeğimizi.. onlardan ayrıldık ama ellerinin emeğini yiyeceğiz kışın inşallah. .



Bu miniği de bahçeden maydanoz toplarken koparıverdim. Sanat eseri gibi sallanıyordu dalında. Attım ağzıma ve hayat birden daha güzel göründü gözüme.  Vallahi dalga geçmiyorum. Ne kadar lezzetliydi allahım. Hayattaki minik ayrıntıları kocaman mutluluklara dönüştürebiliriz bence. Sağlık olduktan sonra hayatta çözülemeyecek hiçbir şey yok. Allah sevdiklerimizden ayırmasın inşallah..

Bugün dünya barış günü. Herkes birbiriyle iyi geçinsin, küçük kırgınlıklar içten gelen bir özürle uçar gider. Özür dilemek de, özrü kabul etmek de büyüklüktür. Sevdiklerinize sarılın ve hiç bırakmayın.

Mutlu günler. .


29 Ağustos 2014 Cuma

sandıktan çıkan kumaşlar

Eskideeeen çok eskilerden kalma, hiç makas değmemiş,  iğne batmamış, kimbilir hangi özel zamanlar için sandıkta bekletilmiş bi kucak dolusu kumaş..






En büyük teyzemin çeyizlik kumaşlarıymış. Eskiden hediye olarak insanlar birbirine eteklik, elbiselik kumaş getirirlermiş. Çok garip geldi bana,  aynı zamanda çok da hoş bir fikir. Eskiden hazır kıyafet almak, bütçesi kısıtlı insanlar için pek mümkün değilmiş. Örneğin annemler 7 kız kardeş. Evde bu kadar kız olursa modayı takip etmemek ayıp olur şimdi dimi :) annemler de günün dergilerini inceler, beğendikleri elbiseyi, gömleği satın almak yerine dikerlermiş. Ohh ne güzel. .

Konu nereden nereye geldi yahu :) velhasıl bu kumaşları kardeşim ve ben paylaşamadığımız (!) için ne yapsak ne etsek de ikimize birden hatıra kalsın diye düşünürken, parçalı battaniye yapma fikri çıktı ortaya.  E tabiki kumaşları benim ellerime verip heba etmek istemeyen annem bu görevi üstlendi. Bebek için battaniye yapacak.  İnşallah hemen bitirir de buradan paylaşırım.

Herkese mutlu günleeeeer sevgili okuyucularım :)

24 Ağustos 2014 Pazar

acemi duvar süsü

  

Bu duvar süsünü yıllaaaar önce kardeşimle sıcak bir yaz günü boşluktan sıkıntıdan ne yapacağımızı şaşırmış bir zamanda uyduruvermiştik.  Baya da iyi vakit geçirmiştik. En azından bizi bir iki gün oyalamıştı. İlk deneyim olunca bütün acemiliğimiz çıkmış ortaya. Baksanıza kenarları tırtıklı tırtıklı.


Fimo hamuru da yok elimizde hazırda. Onu da kendimiz yaptık. Tarifini vereyim hemen, siz de çocuklarınızla ya da kendiniz yapıp oyalanın. Çok keyifli gerçekten.  


Hamur malzemesi ve yapılışı: bir miktar beyaz ağaç tutkalı. Örneğin bir su bardağı. Ve hamur yapacak kadar un. Örneğin üç yemek kaşığı. Elinizle değilde, bi odun parçasıyla karıştırmanızı tavsiye ediyorum. Hamur biraz toparlandıktan sonra elimizi hafifçe ıslatıp avcumuzda yoğurmaya devam edelim. Biraz sert bir hamur korkmayın. 

Sonrası size kalmış tabii. Merdane ile üç santim kalınlığında açıp, kesip, kurutup, boyayabilirsiniz. Ben boya olarak seramik boyadı kullandım.  Hem parlak hem yoğun renkli oluyor. Kurutma işini de düz bir zeminde ve gölgede yapmak daha iyi olur.  


Mutlu bir pazar dilerim. 

22 Ağustos 2014 Cuma

ayılana da bayılana da limonata

Offf çok sıcak. Normal değil gerçekten. Bütün tembelliğim üstümde. Geceleri uyunmuyor, gündüz dışarı çıkılmıyor. Bayılazaiim a komşular!!



Ev yapımı limona serinlik için küçük bir alternatif.  Yapımı çok kolay. Beş bardaklık tarif:

# üç limon. İkisinin kabukları ince rendede rendelenir. Ve sıkacakta suları sıkılır. Kabuğu rendelenmemiş limon da sıkıldıktan sonra kabukları ince ince doğranır.

#Kişi başı bir çorba kaşığı şekerin içinde erimesi sağlanır.

#  bir gece dolapta bekletilir. Ki bütün kokusu tadı ortaya çıksın.

# ertesi sabah mis kokulu sıvıya el lezzeti katılır. Mıncıklıyoruz doğradığımız kabukları. Sonra süzüp üzerine dört buçuk su bardağı soğuk su ekleyip, taze nane yapraklarıyla sunum yapıyoruz.




Serin günler dilerim. .

19 Ağustos 2014 Salı

pratik pizza



Çokkk kolay.  Vallahi hemen deneyin derim. Sevdiklerinizi aynı masanın etrafına toplayacak, atıştırmalık hem de ev yapımı, sağlıklı bir pizza. Kardeş benim fırınım yok, yada var ama üstünde bir sürü ıvır zıvır var, onları indirmesi yemek yapmaktan zor,  açamam diyorsanız sorun yok,  çözüm var.  Bu pizza tavada da pişebilir. Hatta ben bugün ilk defa fırında yaptım. Hep seramik bir tavada yapıyorum. Yalnız içine koyacağım malzemeleri önce hafiften pişiriyorum. Örneğin mantar, iri doğranmış soğan, kırmızı biberi biraz pişiriyorum,  öyle döküyorum hamurun üstüne.   Hemen tarifi veriyorum.

Hamuru için:
#1 yumurta
#Üç kaşık ev yoğurdu ( yoğurdunuzu kendiniz yapın. Ondan sonra hazır yoğurt yiyemeceksiniz :) )
 #Çok az sıvı yağ
#Bir paket kabartma tozu
#Üç fincan un
#birazcık tuz
Kaşıkla karıştırmanız yeterli oluyor. Biraz cıvık bir hamur zaten. Korkmayın. Yağladığımız tepsi yada tavaya hamuru kaşıkla boşaltıyoruz. Elimizi hafifçe unlayıp hamuru bastırıyoruz. Üstüne pizza sosunu sürüyoruz. Ve gerisi sizin damak tadınıza kalmış.
Dikkat!!  Tavada pişirecekseniz ilk iki dakika açık, sonraki sekiz dakika kısık ateşte pişiriyoruz. Elbette kapağı kapalı olacak.

 Pizza sosu:
# iki kaşık ev salçası
# bir kaşık ketçap
#kekik, karabiber


Herkese afiyet olsun :)


15 Ağustos 2014 Cuma

yaşam ve ölüm kucak kucağa..

Yaz bizim için hüzünlü bir bölüm de ayırmış. Canımız teyzemizin biricik eşi, eniştemizi kaybettik geçen hafta. . Sessiz katil kanser.. kemik kanseri.. koskoca dağlar gibi adam iki yıl farketmemiş. O kadar güçlüymüş.. ta ki vücudunu yiyip bitirene dek bu illet. Bir yıl dayanabildi. Ve göçtü gitti gazi eniştemiz.. allahım mekanını cennet etsin. . Geriye bizi gülümseten anıları kaldı.

Bir can gidiyor yerine allah bir tane daha gönderiyor işte. . Minik bebeğimiz için tatilde taşlardan ayaklar yapmıştım. Fotoğrafını daha güzel haberlerle paylaşmak isterdim ama, anladım ki ertelemenin hiç anlamıyok. Çünkü hayat bir şeyleri ertelemek içün çok kısa..




Herkese uzun ömürler, mutlu günler dilerim. .

Pages - Menu

Popular Posts

Hakkımda

Fotoğrafım
Merhaba, ben meride. Küçük bir kasabada öğretmenim. Çekirdek ailemle beraber, sobalı evimizde yaşayıp gidiyoruz. Güzel olan her şeyi seviyorum. Dekorasyon, el işi, yemekler, güneşli havalar, deniz kabukları, güzel banyolar, siyah beyaz fotoğraflar, yaşanmışlığı olan bir kenarda unutulmuş eşyalar... buyum işte ben :) Güzel paylaşımlarda buluşalım! :)

Blogger news